Kadin romantik ZorluSevda | Kadın, Duygusallık, Güzellik, Moda, Cinsel Yaşam





ArÅŸiv für das Stichwort ‘romantik‘

 
 

Aşka Aşksın

22. Ocak 2008 • Kategori: Duygusal Yazı • Yorum: 1

Ben bir tek sana inanıyorum sevgili. Ve sen de bu şehirde yaşıyorsun. Bu bana yetiyor. Benim bu şehre sonuna dek inanmam için bundan iyi bir neden yok şu an.

Dünyanın en yalnız, en karamsar, içimizdeki o büyük ve o kapanmaz boşluklarıyla yaşayan iki insanıydık biz tanıştığımızda. Birbirimiz için hem en büyük ödül, hem de en
Devamını Oku…

ßiliyor musun ?

21. Ocak 2008 • Kategori: Åžiir • Yorum: 0

Tutamayıp kendimi
dudaklarımdan dökülüyor
O iki kelime,
‘Özledim seni’
Yakınımda olduğunu bilmek
Huzur veriyor bana
Ve ısıttığın kalbimde
İnce bir sızı
Yeni yeni fark ediyorum
Yokluğunu aslında
Biliyorsun ki;
Hiç istememiştim gitmeni
Geldin ya iÅŸte
Özlemişim seni
Hem de çok…..
Biliyor musun?
Yanındakiler de özlenirmiş
Öğreniyor insan zamanla
Ve yüreğine söz geçirmek
En zor iÅŸmiÅŸ
Ne kadar yasak da olsa………

Burhan Küçük

YokluÄŸun

11. Ocak 2008 • Kategori: Duygusal Yazı • Yorum: 0

YokluÄŸun…YokluÄŸunda uzun uzun yazmaya baÅŸladım..
Pencerenin önünde saatlerce oturup, gelip gidenlere daldığım zamanlar oluyor.
Gidişini unutamıyorum. İçimdeki boşluğun iliklerime geçişine seyirci olup, izliyorum.
Her şeyden, herkesten uzaklaşan kopuk bir ruha yataklık ediyorum.
Eskiden de severdim yalnız olmayı, ama şimdi, daha bir hoşuma gidiyor bir başına kalmak,
yaÅŸamak. En iyi kendime ifade ediyorum kendimi. ..
Kendi filmimi yazıp, yönetiyorum. Tek kişilik bu oyunda sensizliği ve yalnızlığımı anlatıyorum.
Bir rüyanın içinde uyanır gibiyim. Gerçek hangisi, ben nerdeyim çözemiyorum.
Sen de yoksun…

İçimdeki boşluğun derinleştiği gündü gidişin. Gitme diyebilmeyi her şeyden çok istedim.
Ama, söyleyemedim. Küçük hayallerim vardı büyük umutlara gebe kalan.
Düzgün, koca adamdın sen, bense hiç büyümek istemeyen bir çocuk.

Aslında senin gidişinle değişti her şey… Yokluğunu kaldıramayacak kadar büyüdüğümü fark ettim.
Oysa büyük olmak can yakıcı duygulardı benim için.

Bundan iyice emin oldum. Kuşkusuz artık gelmeyeceksin biliyorum.
Kalabalık, en tenha köşelerde yakalıyor şimdilerde beni.
Sensizlik darbe üstüne darbe indirirken, gelişigüzel duygulara demir atıyorum.
Düşüncelerimi karıştırıyorum. Karışıyorum. Hep aynı duygular etrafımda dönüyor.
Alışkın bir eda içinde yere çivileniyor ayaklarım. Kaçmak istiyorum.
Kaçamıyorum…

Yalnızlık benden kalabalığa bulaşıyor. Kendimi bırakıp, duygularımı salıveriyorum sokağa.
Her yer gözlerim değdikçe grileşiyor. Sensizliğe tahammül gücüm gün ve gün zorluyor düşüncelerimi.
Çıkıp gittiğin anı düşlüyorum tam orta yerinde evimin.
Kapıya dokunamıyorum. Sadece sen varsın orada, bakamıyorum.
GidiÅŸine ortaklık eden kapım yalnızca yokluÄŸuna açılıyor…

Aramıza kapıdan başka her şey giriyor. Zaman giriyor, ayrılık, özlem bir de sensizlik.
Kalan son gücümü çıktığın kapıyı kapatmak için kullanıyorum.
Sessizliğin içinde buluyorum artık seni. Ruhumdaki tüm duyguları boşaltıyorum kapının arka yerine. Bıraktığın yerdeyim hala. Her gün gidişini yeniden izliyorum.
Üzerimde ince yorgunluÄŸun, yüreÄŸimde külçe ağırlığınla duruyorum….

YokluÄŸuna alışamadım. Ancak, bu ÅŸekilde yaÅŸamaya çalışıyorum…..

Sana Nasılsın Diye Sormayacağım…

10. Ocak 2008 • Kategori: Duygusal Yazı • Yorum: 0

BaÅŸkaları sorduÄŸunda onlara ne kadar harika, ne kadar muhteÅŸem, ne kadar olaÄŸan üstü olduÄŸuna dair verecek onlarca cevabın var biliyorum. Bir kez daha aynı sözleri duyacağımı bildiÄŸim için sormayacağım sana o soruyu…

Sormayacağım; çünkü, hayatında yaÅŸadığın bitmez tükenmez sorunları yüreÄŸinin kanayışını, hayatının eksiliÅŸini, içinin daralışını, yaÅŸama sevincinin tükeniÅŸini biliyorum…

Sormayacağım; çünkü, yaÅŸadığın ya da yaÅŸamak zorunda olduÄŸun çevreyle, seviyorum dediÄŸin kiÅŸilerle ve hatta tüm insanlarla ortak paydalarının ne kadar az olduÄŸunu ve buna raÄŸmen hala umudunu yeÅŸil tutmaya çalıştığını biliyorum…

Sormayacağım; çünkü, hayatında yakın geçmiÅŸe kadar, tüm çevrendekilerin gıpta ile baktığı bir çok ÅŸey baÅŸarıp meyvelerini toplamak için çok çalıştığını, ancak bu topraklarda senin gibi insanların önüne ne derece devasa engeller dikildiÄŸini ve senin bu engelleri aÅŸabilme gücünün tükenme aÅŸamasında olduÄŸunu biliyorum…

Sormayacağım; çünkü, umduÄŸun, istediÄŸin hayatı bir türlü yakalayamayan ama yine de bulduÄŸunla yetinmen gerektiÄŸini hissettiren insanların alaycı tavırlarının seni nasıl kahrettiÄŸini, nasıl yorduÄŸunu biliyorum…

Sormayacağım; çünkü, bu topraklarda yeteneklerine göre deÄŸil kimin yanında durduÄŸuna göre deÄŸer kazandığını bildiÄŸini ve bunun sana acı verdiÄŸini, dirensen de kendini artık buralara ait hissetmediÄŸini biliyorum…

Sormayacağım; çünkü, geleceÄŸe ait bir çok beklentin olduÄŸu ve bunun için ölesiye çabalamana raÄŸmen, sevdiÄŸin ve en yakınım dediÄŸin insanların hayata bakışını anlamamaktaki ısrarının seni çok üzdüğünü biliyorum…

Sormayacağım; çünkü, insanların özgürlüğün ne olduÄŸunu bilmediÄŸi, bilenlere ise bir kaç gömlek bol geldiÄŸi ve o özgürlüklerin sadece kendine ait bir hak olarak görülmesinin sana acı verdiÄŸini biliyorum…

Sormayacağım; çünkü, “serde erkeklik var” diyemeyip, saklamadan, gizlemeden, utanmadan aÄŸlayabildiÄŸini, “aÄŸlamak ne zamandan beri hak oldu, alındı, satıldı, verildi, lütfedildi?” diye isyan ettiÄŸini biliyorum…

Sormayacağım; çünkü, bazen avazın çıktığı kadar bağırarak, bazense sadece susarak, bazen sayfalar dolusu yazarak, bazen de ağız dolusu konuÅŸarak sevdanı anlatmak istediÄŸini, ama yine de beceremediÄŸini görüp hayata küstüğünü de biliyorum…

Evet sana “nasılsın?” diye sormayacağım… Bu bir Bayram Günü sabahı da olsa sormayacağım… Åžimdi yıka elini yüzünü, gülümse aynalara, kendine çeki düzen ver ve her zaman senden bekledikleri maskeyi tak yüzüne…

Gülümseyerek “harikayım, nasıl iyi olmam ki” de yine…