‘obezite bebek’ olarak etiketlenmiş yazılar

Bebeklerde Obezite

Pazartesi, 25 Ocak 2010

Bebeklerde  Obezite

Beslenme insanın yaşına, cinsiyetine ve özel durumlarına göre ihtiyacı olan besin öğelerini vücu,duna almasıdır. Sağlığın korunmasında ve iyileştirilmesinde beslenme çok önemli bir rol oynamaktadır. ‘Süt çocukluğu  olarak da tanımlanan yaşamın ilk yıllarında beslenme dönemi; büyümenin başlıca belirleyicisi iken; “oyun çocukluğu” ve “okul çocukluğu” dönemlerindeki beslenme; sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanılması ve erişkin yaşta etkileri ortaya çıkacak.olan bazı sağlık sorunlarının önlenmesi açısından önem kazanmaktadır. İnsanların beslenme alışkanlıktan, çocukluk çağında başlamaktadır ve yerleşen bu alışkanlıkların ileriki dönemlerde değiştirilmesi daha zordur. Örneğin küçük yaşta meyve yeme alışkanlığı kazanmamış, sadece meyve suyu tüketmiş bir çocuk, ileriki dönemlerde meyve yemeyi reddedecektir. Aynı şekilde çocukluktan itibaren düzensiz beslenen, yemek saatleri belli olmayan bir insanın da ileriki dönemlerde üç öğün düzenli ve sağlıklı beslenmesi beklenemez. Küçükken süt içme alışkanlığı kazanmamış bireylerin ileriki yaşlarda süt içmesi çok zordur. Bu sebeplerle başta şunu belirtmek gerekir: Ağaç Yaşken Eğilir! Ailelerin çocuklarına verebilecekleri en güzel, en değerli hediye; onlara doğru beslenme alışkanlıkları kazandırmalarıdır! Yapılan çalışmalarda dünyadaki 5-17 yaş grubundaki her 10 çocuktan birinin kilolu ve bunların 30-45 milyonunda “ciddi obezite” probleminin var olduğunu göstermektedir. Çocukların yaşam tarzında bir iyileştirme yapılmadığı takdirde obezite, yakın gelecekte ülkenin en akut halk sağlığı sorunu haline gelecektir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin büyük şehirlerinde yaşayan çocuklarda obezite alarmı verilmeye başlanmıştır. Ergenlik döneminde kilolu olan çocukların erişkin döneminde de kilolu ya da obez olma olasılığı yüzde 70 olarak bilinmektedir. Obezitenin köklerinin çocukluğa uzandığına işaret edilen çalışmalara göre, bu oran anne veya babadan biri kilolu ya da obez ise yüzde 80′e çıkmaktadır.

OBEZİTENİN YOL AÇTIĞI SORUNLAR:

Obezite; hipertansiyon, kanda trigliserit ve kolesterol yüksekliği buna bağlı kalp-damar hastalıkları, kanda pıhtılaşma eğilimi, enfarktüs ve felç, şeker hastalığı, safra taşlanması ve bazı kanser türlerine eğilim ve yatkınlık nefes alma zorluğu, gece uyku apneleri, yorgun uyanma, kas-iskelet problemleri,,eklem sorunları ve cilt problemleri gibi akut ve kronik birçok sağlık sorununa yol açmaktadır. Obezite aynı zamanda, çocuklarda vücut ve benlik imaj ve algılamalarıyla ilgili bozukluk, sıklıkla tembel, aldırmaz ve aptal olarak algılanma ve bu çocukların okulda şiddet kurbanı olarak seçilmesi gibi günlük yaşamda da bazı olumsuzluklara neden oluyor. Çocuklarımızın en kısa zamanda bu ‘obesitojenik’ (Yağlı yemenin, ekran karşısında hareketsiz yaşamın, arabadan inmemenin normal yaşam kabul edildiği) çevreden uzaklaştırılması gereklidir.

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA OBEZİTEDEN KORUNMANIN YOLARI

  • Çocuklar yürüme mesafesindeki yerlere arabayla değil, yürüyerek götürülmeli
  • Günde en az 30 dakika fiziksel aktivite yapmalarını sağlayacak ortam ve yaşam biçimi oluşturulmalı,
  • Cips, kola ve abur cubur yerine; sebze, meyve ve kuruyemiş ağırlıklı beslenme seçilmeli
  • Çocukların saatlerce televizyon ve bilgisayar önünde zaman geçirmesini önleyecek fiziksel aktivite içeren faaliyetler düşünülmeli (Çocuklar okul dışı uyanık kaldıkları zamanın neredeyse yarısını ekran önünde hareketsiz olarak geçirmekte, çok meşgul olan ana-babalar için bu durum onaylanıyor, çoğu da sokakta oynama yerine evde oturmanın daha güvenli olacağını düşünüyor)
  • Basit aile yürüyüşleri yapılmalı
    • Top, ip, raket gibi fiziksel faaliyet gerektiren oyuncaklar alınmalı, gerektiğinde çocukla birlikte oyun oynanmalı
    • Çocuğun okul spor faaliyetlerine katılımı (futbol, voleybol,  basketbol,  yüzme)  teşvik edilmeli
    • Alışverişte sağlığa yararı çok az, yağ içeriği yüksek besinler yerine sebze-meyve yoğurt gibi fonksiyonel besinler satın alınmalı
    • Çocuk sağlıklı beslenmeye yönlendirilmeli, günde 5 kez meyve ve sebze yemesi önerilmeli (Bir adet taze meyve, bir avuç meyve kurusu, bir bardak taze sıkılmış meyve suyu, bir tabak sebze yemeği, bir tabak salata gibi)

•  Çocukla birlikte sofraya oturulmalı

Çocuğun sebze yemeyi reddetmesi halinde, ısrar etmeden ve hiçbir yorum yapılmadan yemek sofradan kaldırılmalı, ancak sürekli sebze yemeği sunulmalı

•    Ana-babanın yemediği, yemeyi sevmediği hiçbir şeyi
çocuğun yemesi beklenmemeli

•             Çocuğun sebzeyi yemesi halinde ödül olarak pasta, tatlı, çikolata, şekerleme önerilmemeli. Bu çocukta bu tür gıdaların daha değerli olduğu imajını yaratmaktadır..

•             Çocukla birlikte yemek hazırlanmalı

•             Çocuğa yiyecek parası vermek yerine yanına elma, muz gibi bir meyve konulmalı

Bu konuda en büyük görev ailelere düşmektedir. Kilo sorunu olan çocukların muhakkak bir doktor ve diyetisyeni görmeleri gerekmektedir. Beslenme ve diyet tedavisi çocuğun büyümesini yavaşlatmaz; tam tersi bu dengeli beslenme sayesinde çocukların boy uzaması ve IQ gelişimi daha hızlı olmaktadır. Çünkü uygulanan beslenme tedavisi çocuğun sadece yaşına uygun kiloya göre değil; boyuna göre olması gereken kiloya göre takip edilir. Amaç, daha iyi büyüme daha sağlıklı yaşamdır.