‘Cinsel Yaşam’ olarak etiketlenmiş yazılar

Cinsel Tavsiyeler

Salı, 18 Ağustos 2009

Mutlu bir cinsel yaşam için bazı özel tavsiyeler verelim.

- Seksi Eğlenceli hale getirmek önemlidir. Kişilerin dilediğince özgür olması, fanteziler kurması, zevk aldığı şeyleri partnerine sunması, cinselliği ayrıcalıklı kılacak ve cinsel hayatı renklendirecektir.

 

- Uzmanlar sekste sıklığın önemli olmadığını söylüyor. Evli bir çiftin seks yapma aralıkları tamamen kişilere göre değişen bir durumdur.Hergün seks yapmak yerine bunu belirli aralıklarla yapmak daha tatmin edicir.Bu sürekli birlikteliklerde veya evliliklerde  önerilir. Bu durum çiftin birbirini özlemesini sağlayacak ve cinsel birleşmeyi daha keyifli bir hale getirecektir.   

 

- Çiflerin birbirlerine baştan çıkartmaya yönelik hamleler yapması önerilir.Çünkü dokonuşlar,bakışlar,sihirli sözçükler, vücudun birbirine dokunması ve kulağa hoş gelecek sözler bunların uygulanması çifleri hareketlendirecek ve cinsel birleşmeyi daha zevkli hale getirecektir. 

- Çiflerin birbirlerinden, çekinmemesi aksine sami ve açık olması önerilir.Güzel bir cinsel yaşam için bu gereklidir.burda önemli olan kendini seks sırasında iyi ve rahat hisetmektir. Kişinin kendisini rahat ve güvende hisedmesi performansını daha da artıracaktır. Buda ancak karşılıklı konuşma ile olur. çiflerin birbirleriyle konuşmasıda gereklidir. Çünkü psikologlara göre partnerinizle yatakta doğru bir iletişim kurabilmek ilişkiniz açısından önemlidir.

 

- Sertleşme Sorunu kafanızda yarattığınız bir sorun” değildir Bunun tıbbi bir durumdan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Tabiki sertleşmeye neden olan faktörler var. aşırı sitres, gerginlik, panik ,korku butün bunlar neden olarak gösterilebilir.Neticede bu olumsuzluklar cinsel hayatıda etkilemektedir.  Bu gibi durumlarda piskoluglar daha sakin olunmasını önerirler.

 

- Çift karşılıklı çekiciliğini yitirmiş olsa bile tekrar elde edebilir. Önemli olan bunu sorun haline getirmemektir.Birbirlerine destek olarak bu sorunun üstesinden gele bilirler.Uzmanlara göre  çiftler birbirlerine karşı çekiciliklerini şu noktalarda kaybederler: Seks sırasında yetersiz olmaktan, seksle ilgili noktaları partnerleriyle konuşamazlarsa, seks hakkında hissettiklerini sözcüklerle ifade edemezlerse. Seks sırasında veya sonrasında partnerini yakın hissetmekle, birbirine dokunarak heyecanlanmayı beklemekle, fantezi ve arzularla ilgili suçluluk duymamakla olur.Neticede tensel uyum ve karşılıklı çekicilik tekrar elde edilebilir.

 

- Karşı tarafın nelerden çekindiğini veya nelerden hoşlandığını dikkate almak,rahatsız olduğu şeyleri yapmamak veya bunun kötü bir şey olmadığını belirtmek önemlidir . cinsellikte en önemli şey kendini güvende hisetmektir . çfler kendilerini güvende hisederlerse daha rahat hareket ederler.Buda seksin daha güzel geçmesinis sağlar.

 

- Uzmanlara göre cinsel birliktelik için ortam son derece önemlidir. Bunun içinde romantik bir ortamın yaratılması önerilir. Bulunduğunuz odanın loş ve sade olmasına özen gösterin.çünkü bu ortam beyinde uyarıcı bir etki yaratacaktır. sonraki adımda romantik bir akşam yemeği hazırlayın, yemek esnasında partnerinizin kulağına sevişmek istediğinizi söyleyin,ve kendinizi ortamın akışına bırakın. 

 

-Cinsellikde herzamn aynı şeyi denemek çiflerin sıkılmasına neden olabilir.Uzmanlara göre bu gibi durumlarda farklı tercihlerin uygulanması önerilir. Partnerinizle hemen o anda ve bulunduğunuz yerde sevişin. salon, mutfak, banyo; nerede olduğunuz hiç önemli değil.Burda önemli olan özgür ve rahat olmanızdır.

Cinsel ilişkiyi Kadın mı Erkek mi Yönetir

Pazartesi, 01 Haziran 2009

Cinsellikte beklenen kadın ve erkek rolleriyle ilgili birçok yanlış inanış vardır. Bu inanışlar erkeklerin de kadınların da cinselliğe karşı tutumunu ve cinsel davranışlarını etkiler. Cinsel yaşam alanımızı daraltır ve alınabilecek hazların bir bölümünü de yitirmemize yol açar.

Bir kadınla bir erkek nasıl tanışır? İlk beğenileri iki taraf da çok da farklı olmayan biçimde belli eder. Ama ilk adımı atmak, girişimde bulunmak genellikle erkeklerden beklenir. Kadınlardan böyle bir girişkenlik beklenmediği gibi, pek de hoş karşılanmaz, böyle davranışlar toplumsal onay ile pekiştirilmez. İlk adımı atan kadına da her toplumsal ortamda pek iyi gözle bakılmaz. Elbette günümüzde, bu anlayışın yıkıldığı, daha eşit bir girişkenliğin özendirildiği toplumsal ortamlar da vardır, ama bunlar azınlıkta kalır. Bu toplumsal rol modelleri, cinsellik için de aynen, hatta daha belirgin olarak geçerlidir.

‘Cinsel ilişkiyi erkek başlatır’ inanışının daha abartılı bir diğer yönünü ‘cinsel ilişkiyi başlatan kadın ahlâksızdır’ yanlış inanışında görürüz. Bu inanışın altında aynı zamanda kadınları ‘iyi’ ve ‘kötü’ olarak ikiye ayıran yüzyıllık düşünceler yatmaktadır. Bazı kadınlar iyidir; Madonna, anne, aile kızı, evlenilecek kadın, bacı tanımlamaları böyledir. Diğer kadınlar kötüdür; cadı, ahlâksız, kahpe, metres olarak tanımlanır. Bu iki uçta yer alan kadınlara, toplumsal yaşamda da cinsellikte de çok farklı roller yüklenir. Cinselliğin haz bölümü de bu ayırımda nedense hep kötü kadınlara düşer. Oysa bu ayırım yapaydır, dünya hiçbir konuda olmadığı gibi bu konuda da siyah ve beyazdan ibaret değildir.

Kadınların büyük bölümü cinsellikten haz alır, alamadığında sorun yaşar. Bu inanışlar kadınların yalnızca cinselliklerini yaşamasının değil bu konuyu düşünüp tartışmasının da önünde önemli bir engel oluşturur. Cinselliğin iki kişilik bir süreç olduğunu düşündüğümüzde, görece özgürlük tanıdığımız erkeklerin de cinsel deneyimlerini kısıtlar.

Cinsel ilişki iki kişinin istek ve katılımıyla oluşur. İki tarafın da istekli ve etkin olarak katıldığı bir sevişmeden herkes daha çok haz alır. Oysa bu inanışların etkisindeki kadınlar, cinsel isteklerini bastırmayı öğrenirler, neredeyse unuturlar, “ben böyle şeylerle ilgilenmem” diyecek kadar cinsellikten uzaklaşırlar. Cinsel ilişkiye adeta yalnızca eşleri için girişirler, hiçbir etkin katılım göstermezler, cinsel ilişkinin bir an önce bitmesini beklerler.

Bu yanlış inanış madalyonunun diğer yüzündeki erkek, her zaman cinsel ilişkiyi başlatmalı, eşinin isteğini yaratmalı, baştan sona kadar ilişkiyi yönetmeli, sürekli aktif olmalı, hem kendisinin hem cinsel eşinin hazzını sağlamalıdır. Cinsel yaşamı bu çerçevede yıllarca giden birçok insan, birçok çift vardır. Oysa, yalnızca kendi etkinliğimizin söz konusu olduğu cinsel davranışımız masturbasyondur. Eşli cinsel etkinliklerde, iki tarafın da istekli katılımı esastır. Her eş diğerinin tepkilerinden de etkilenir ve haz alır. Sevişme sürecinde zaman zaman birinin ya da diğerinin etkinliği baskın hale geçebilir. Çeşitli sevişme biçimlerini biri ya da diğeri önerebilir.

Cinsel davranışların değişkenliğinin sağlanması, özellikle uzun süreli ilişkilerde monotonlaşmayı ve uzaklaşmayı önler. Ayrıca erkekler de kadınlar gibi okşanmaktan, öpülmekten, cinsel olarak uyarılmaktan hoşlanırlar. Bunlar erkeklerin cinsellikten aldıkları hazları zenginleştirir. Özellikle yaşları ilerleyen erkeklerin cinsel açıdan uyarılmaya gereksinimleri artar, penisin sertleşmesi için cinsel eşin uyarımı gerekir.

Cinsel ilişkiyi kim yönetir? Aslında bu sorunun kendisi, cinselliği bir iktidar ilişkisi olarak gören anlayışın bir ürünüdür. Toplumda kadın-erkek rollerinde ve cinsellikte hep bu anlayışın izleri vardır.
Cinsel ilişkiyi kimsenin yönetmesi gerekmez, iki insan birlikte cinsel hazlar üretir ve bunları paylaşırlar.

Orgazmı Kolaylaştıracak Egzersizler

Pazar, 17 Mayıs 2009

Orgazm sorunu yaşayan ve gizleyen çoğu çiftin işine yarayaak egzersizler.. Cinsel uyarılmadan sonra çoğunlukla orgazm olamamak ya da orgazmın gecikmesi, yapılan araştırmalara göre ülkemizde ki her yüz kadından 38’inde görülüyor. Daha da kötüsü pek çok kadın orgazm taklidi yapmak zorunda kalıyor. Ön sevişme süresinin kısa tutulması, kullanılan bazı ilaçlar ile klitoristeki bazı sorunların da nedenleri arasında bulunduğu orgazm güçlüğü sorununu çözebilecek egzersizler mevcut.

Kegel egzersizleri
 
Pelvik kasları (vajinal bölgesi kasları) hissetmek için tuvalette idrarınızı yaparken tutmayı deneyin. Bu sırada karın ve kalça kaslarınızı kasmayın. Pelvik kaslarınızı tanıdıktan sonra otururken ya da ayaktayken onları 5 saniye süresince kasın. Sonra gevşetip egzersizi günde 10 kere tekrar edin. Bu işlem sırasında bel ve karın bölgesinde ağrı varsa hareketi yanlış yapıyorsunuz.
 
Nefes egzersizleri
 
Sırt üstü yatıp, güzel bir cinsel birleşme anını hayal ederken tüm kaslarınız derin nefes alarak kasın ve hızla nefes verirken gevşetin. Bu işlem sırasında bel ve karın bölgesinde ağrı varsa pelvis kaslarınıza odaklanıp onları kasıp gevşetmeye özen gösterin.
 
Kavrama egzersizleri
 
Ucunda ip bulanan ping-pong topu boyutlarında hijyenik bir nesneyi vajina içine yerleştirin. Ayakta, dizlerinizi hafif kırarak vajen kaslarınızla topu kavramaya çalışın. Günde 10-15 dakika uygulamayı deneyin.

Cinsellikte ideal süre nedir

Salı, 28 Nisan 2009

ABD Mid-Michigan Sağlık Merkezleri Tıbbi Direktörü Dr. Matt Rosenberg, “Cinsel ilişkinin saatlerce sürmesi gerektiği yönündeki genel kanının aksine, ABD ve Kanadalı cinsel ilişki terapistlerinin yürüttüğü yeni bir çalışmada, tatmin edici cinsel ilişkinin 7 ila 13 dakika arasında sürdüğü ortaya koyuldu” dedi. Bu sürenin yaşla birlikte düştüğüne işaret eden Rosenberg, “Dünya nüfusu yaşlanmaya devam ettikçe, 40 yaşın üzerindeki erkeklerde sertleşme sorununun yaygınlığı artacak. Bu sorunun çözümünde hedefler, yalnızca sertliği artırmak yerine, tatmin edici bir cinsel yaşamın yeniden sağlanmasına yöneltilecek olursa tedavinin sonuçları iyileşir” diye konuştu. Cinsel tatmini partneriyle paylaşmanın erkeğin cinsel deneyiminin önemli bir unsuru olduğuna işaret eden Rosenberg, bu konuda son dönemde geliştirilen ilaçların olumlu etki gösterdiğini söyleyerek, “Araştırmalar Bayer Schering Pharma’nın ilacı Levitra’nın uzun ve sürekli sertleşme sağladığı belirlendi” dedi.

Beden ölçüsüne göre seks

Pazar, 12 Nisan 2009

En fazla 36 beden kadınlar seks yapıyor. Araştırmacılar, 36 beden kadınların yüzde 60’ının son bir hafta içinde seks yaptığını, buna karşılık 38 beden kadınlar da bu oranın yüzde 50’de kaldığını tespit ettiler. Bu rakamlar, üç bin İngiliz’in yatak odası alışkanlıkları üzerine yapılan bir araştırmada ortaya çıktı. Araştırmada, obez kabul edilen deneklerin on’da biri de, çıplak görünmekten endişe ettikleri için son bir yıldır hiç seks yapmadıklarını ifade etti. Zayıflama konusunda faliyet gösteren LighterLife firması tarafından yaptırılan araştırmaya göre, obez sayılan kişilerin yüzde 12’si bir yıldır seks yapmadıklarını, yüzde altısı ise en az altı aydır seks yapmadıklarını söyledi.Seks ve ilişki uzmanı Tracey Cox, “Seks aslında dışarıda değil insanın içinde, beyninde olan bir şeydir. Ancak toplum zayıfların daha çekici olduğunu empoze ettiği için, onlar kendilerini cinsel açıdan daha rahat hissediyorlar” dedi.