
Evde:0-5 yaş arası çocuklarda görülen ölüm ve yaralanmaların başlıca nedenlerinden birinin ev kazaları olduğunu biliyor muydunuz? Evinizin içinde ve çevresinde alacağınız önlemlerle bu tür riskleri minimum seviyeye indirmeniz mümkündür:
• Ev içindeki tel ve kabloların bebeğinizin dikkatini çekecek, görünür yerlerde değil, gizlenmiş olmasına özen gösterin
• Masa ve sehpa köşelerine köşe koruması takın
• Evdeki bitkileri ve süs eşyalarını bebeğinizin erişemeyeceği bir yere koyun
• Pencere yakınında üzerine tırmanabileceği eşya bulundurmayın
• Duy kapakları takın
• Mümkünse evdeki radyatörlere koruyucu takın
• Banyoda elektrikli aygıt kullanmamaya özen gösterin
• Musluk koruyucuları taktırın
• Evdeki deterjan, temizlik malzemeleri, krem, deodorant gibi kimyasal madde içeren ürünleri çocuğunuzun erişemeyeceği yerlere koyun
• Mümkünse evde bir yangın alarmı ve yangın söndürücü bulundurun
• Mutfaktaki kesici ve çocuğun kendine zarar verebileceği tüm aletleri onun erişemeyeceği yerlerde muhafaza edin
• Mutfakta tezgah kenarlarına yakın yerlere sıcak yemek ya da su kapları koymayın
• Çocuğun içine girme ihtimaline karşı buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi eşyalara çocuk kilidi taktırın
• Mutfak ve banyoda yerlerin herzaman için kuru olmasına özen gösterin, ya da zemin ıslak ve kayganken bebeğinizi buralardan uzak tutun
Bahçede : Bebeğinizle birlikte evinizin bahçesinde vakit geçirmekten hoşlanıyor, ya da onun bahçede oynamasına izin veriyorsanız dikkat etmeniz gereken noktalar şunlardır:
• Bahçenizin sokağa açılan kapısını kapalı ve kilitli tutun
• Bahçenizde yetişen dikenli ve zehirli bitkileri sökün ya da çitle çevirerek bebeğinizin erişmesini engelleyin
• Bahçenizde havuz varsa çevresini çitle çevirin
• Bahçe alet ve malzemelerini çocuğun erişemeyeceği yerlerde muhafaza edin
SOKAKTA:• Bebeğinizi sokağa çıkardığınızda kullanacağınız bebek arabası ya da taşıma askısını özenle seçin; kullanım kolaylığı sağlayan; bebeğin rahatlığı ve sağlığı için tasarlanmış ürünleri seçmeniz uygun olacaktır.
• Bebeğinizi pusetle gezdirirken trafiğe dikkat edin, karşıdan karşıya geçerken yaya geçitlerini ya da trafik ışıklarını kullanın. Park eden arabaların arasından karşı karşıya geçmeyin, sürücü sizi görse bile bebek arabasını görmeyebilir.
• Bebeğinizi arabaların egzozlarından mümkün olduğunca korumaya çalışın
• Alışveriş yaparken bebeğinizi yanınızdan ayırmayın; dükkanlara girerken bebek arabasını dışarda bırakmak zorunda kalsanız bile bebeğinizi yanınıza alın.
&• Alışveriş sırasında bebeğinizi kaybettiyseniz panik yapmamaya çalışın ve vakit geçirmeden bulunduğunuz mağazanın ya da alışveriş merkezinin güvenliğine haber verin. Birçok mağaza ve alışveriş merkezinde güvenlik kameraları sayesinde çocuğunuz kolaylıkla bulunabilir.
• Çocuğunuza küçük yaşlarından itibaren yabancılara karşı temkinli olması, tanımadığı kişilerin onu biryerlere götürmesine izin vermemesi gerektiğini, onu korkutmayacak bir tarzda öğretin.
28.10.2008

Hamileliğinizin sonlarına yaklaştıkça, kalbiniz aileye yeni katılacak olan bebeğiniz için daha da hızlı atmaya başladı, öyle değil mi? Aylarca bebeğinizin kime benzeyeceğinin ve ilk günlerin nasıl geçeceğinin hayalini kurdunuz. Yeni doğan bebeklerin çok güzel koktukları, tenlerinin yumuşacık olduğu ve o minicik gözlerini ara sıra açtıklarıyla ilgili az çok bir fikriniz var, ama elbette bundan daha fazlası var. Emzirme, göbek bakımı, banyosu, altının temizlenmesi, gaz sancıları derken anne-baba olmak ilk başlarda gözünüzü biraz korkutabilir. Çok küçük olduğu ve ona zarar gelebileceği endişesiyle bebeğinizi kucağınızda tutmakta da ilk başlarda zorlanabilirsiniz. Çünkü daha önce böyle bir deneyimle hiç karşılaşmadınız, bu yüzden de o küçük insanı tanımakta, onu anlamakta güçlük çekebilirsiniz. Ama aslında bir bebeği tanımak, onu keşfetmek sandığınız kadar uzun sürmeyecektir, bundan emin olabilirsiniz. Onu keşfetme süreci aynı zamanda çok da keyiflidir.
13.10.2008
İSTANBUL(CİHAN)- Bebek masajı, anne ve bebeğin birbirleri ile tanışıp ilişkiyi başlatma ve geliştirmesi için önemli bir role sahip. Dolayısı ile bebek masajını yalnız fiziksel yararları olan fiziksel bir terapi olarak düşünmemek gerekiyor. Masaj sırasında iletişimin 5 boyutu ile birlikte (görme, dokunma, koklama, duyma ve tat alma) 6. boyut olarak hareketler de devreye giriyor. Bu sırada ten teması ile sağlanan sözsüz iletişim de ilişkinin niteliğinde büyük önem taşıyor.
VKV Amerikan Hastanesi Ortopedi Bölümü’nden Fizyoterapist İmran Erkanat, annenin bebeği ile göz teması kurarak bebeğinin ayak parmaklarına dokunması; bunu yaparken yumuşak bir sesle ne yaptığını bebeğine anlatması, vücudunun dokunduğu bölgelerin adı ile birlikte, bebeğini rahatlatacak “gevşe”, “rahatla” gibi sözler söylemesinin bebeği yalnız fiziksel olarak değil; ruhsal olarak da rahatlattığını söylüyor. Masaj sayesinde anne bebek arasındaki kurulan yakın ilişkinin yanı sıra bebek, vücudunun bölümlerini önce ayrı ayrı farkeder, sonra da vücüdunu bütün olarak gevşemiş bir şekilde algılar. İlk yapıldığında alışkın olmadığından bebek ağlayarak tepki gösterirse masajın bırakılması gerekir ancak zamanla masaj bebek için keyifli hale gelir.
Masaj boyunca bebeği hazırlamak için küçük bir ön hazırlık gerekir. Yeni doğmuş bebeklerde dikkat süresi yaklaşık olarak 15 dakika civarındır. Bu süreyi düşünerek her hareket bir ya da iki kere tekrarla
yapılabilir ancak bebek masaja alıştıkça ve büyüdükçe bebeğinizin toleransına göre masaj süresini artırabilirsiniz. Masaj yaparken amacınızın bebeğinizle birlikte iletişim kurmak, rahatlamak ve eğlenmek olduğunu daima hatırlayın. Bebeğiniz, karnı doyduktan 1 saat sonra masaj için daha keyifli ve dinamik olacaktır.
07.09.2008
Ramazanda uzun süren açlık saatleri anne adayını olumsuz etkileyebilir. Öncelikle kan şekerinde düşmeye bağlı halsizlik, sinirlilik, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi sorunlarla karşılaşabilirler. Gebelik ve emzirme; kadının hayatında beslenmenin öneminin artığı bir dönemdir. Peki ramazan ayında oruç tutmak isteyen anne adaylarını ne gibi tehlikeler bekler ve oruç tutarken nelere dikkat etmeleri gerekir? Bu konuda merak ettiklerinizi Jinemed Hospital’dan Uzm. Dr. Meriç Karacan yanıtladı.
Hamilelerin oruç tutmasında bir sakınca var mı?
Oruç, annenin kendi sağlığı ve taşıdıkları bebeğin sağlıklı gelişimi açısında çeşitli riskler taşır. Oruç tutmayı planlayan hamilelerin, bu riskleri göz önünde bulundurarak karar vermelerini tavsiye ediyoruz.
Hamileler oruçtan neden olumsuz etkilenir?
Ramazanda uzun süren açlık saatleri anne adayını olumsuz etkileyebilir. Öncelikle kan şekerinde düşmeye bağlı halsizlik, sinirlilik, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi sorunlarla karşılaşabilirler.
Hangi durumlarda hamilelerin hiç oruç tutmamaları gerekir?
Anne adayında şeker, gebelik şekeri veya yüksek tansiyon gibi sorunları varsa kesinlikle uzun süre aç kalmamalıdır. Bu gebelerin oruç tutması doğru değildir. Ayrıca mide ülseri olanlar, karaciğer hastaları ve ishal şikayeti olanlar kesinlikle oruç tutmamalıdır.
Bebek nasıl etkilenir?
Oruçla ilgili yapılan bir çalışmada; oruç tutan gebelerde çocuğun içinde bulunduğu amniotik sıvının azaldığı, diğer bir araştırmada ise çocuk hareketlerinde azalma olduğu yayınlanmıştır. Yaklaşık 10 yıl önce yapılan bir başka çalışmada da; oruç tutan annelerden doğan bebeklerin kilolarında bir düşüklük saptanmamıştır.
Her şartta oruç tutmak isteyen hamilelere tavsiyeleriniz nelerdir?
“Hamile de olsam oruç tutmaya devam edeceğim” diyorsanız, mutlaka önce doktorunuzla bunu konuşun. Risk taşıyıp taşımadığınızı öğrenin. Eğer bir sorun yoksa, dengeli beslenme prensipleri oruç tutan anne adayları için de geçerlidir. Bu dönemde beslenme mönüsü, anne ve bebeğin ihtiyaçlarını en iyi miktarda karşılayacak şekilde düzenlenmelidir. Sağlıklı bir gebe diyeti mutlaka; tahıl grubu, meyve, sebze, et ve süt ürünlerini içermelidir.
Gebelikteki kabızlık sorunu oruç tutulmasıyla kronik bir hal alır mı?
Gebelikte kabızlık sıkça karşılaşılan bir sorundur. Oruç döneminde bu problemle karşılaşma olasılığı artar. Özellikle bağırsakları çalıştırmak için dengeli ve kabızlığı önleyici posalı gıdaları beslenmek önerilmektedir. Oruç tutarak uzun süre aç kalan hamileler, iftarda yağlı ve posasız besinler alınca kabızlık şikayeti daha sık ortaya çıkabilir.
Susuzluk anne adaylarını nasıl etkiler?
Hamilelere sık sık ve bol su içmeleri önerilir. Ramazanda oruç tutan hamilelerin düzenli suyu da alamamaları tansiyonda düşmeye ve bayılmaya neden olabilir.
Anne adaylarına ideal mönü
Sahur: 1 bardak süt, iki kibrit kutusu peynir, domates, salatalık, biber, esmer ekmek, gün aşırı yumurta, birkaç zeytin, meyve
İftar: 1 kase çorba, salata, esmer ekmek 1-2 saat sonra: 1 porsiyon et, tavuk ya da balık, 1 porsiyon sebze yemeği, 2 kaşık yoğurt veya ayran, esmer ekmek veya az yağlı pilav, makarna ve salata
06.09.2008
Günümüzde kullanılıp atılabilen bebek bezleri daha çok tercih edilse de, bunların ne kadar sağlıklı oldukları hala bir tartışma konusu. Bebeği olmayana, bebek altı değiştirmek ölüm gibidir. Tüm o bezler, kötü kokular düşünülünce, bebek altı değiştirmenin gerçekten de hoş bir yanı olması mümkün değil. Ama gelin bunu bir de bebeği olanlara sorun. Yüzleri sevecenlikle aydınlacak, tam tersi bir tepki vereceklerdir. Temelde bebeğin altınının temizlenmesi kolay gözükse de, bu konuya biraz değinmekte fayda var. Temel kural, bebeğinizi yedirdiğiniz sıklıkta altını değiştirmektir. Ancak onu çok sık besliyorsanız, her seferinde de altını değiştirmenize lüzum yoktur. Bebeğin bezini değiştirmenin sebebi, cildini korumaktır. Bebeklerin cildi çok hassas olduğundan, idrar veya dışkıyla uzun süreli bir temasta tahriş olacaktır
BEBEĞİNİZİN ALTINI DEĞİŞTİRİRKEN
• Bebeğinizi çok yüksek ve soğuk olmayan, temiz, güvenli bir yere sırtüstü yatırın.
• Kullanışmış bezi çıkarın.
• Bezin örttüğü bölgeyi bebekler için özel yapılmış mendillerle veya bunlar yoksa, ılık su ve bir bez veya pamukla nazikçe silin.
• Bebek için yapılmış özel mendillerden kullanmadıysanız, bu bölgeyi kurulayın.
• Bebeğinizin bacaklarını kaldırarak temiz bebek bezini poposunun altına yerleştirin. Kullanıldıktan sonra atılan bezlerde, yapıştırıcıların olduğu uç kısımlar yukarıda, yaklaşık bebeğinizin beli seviyesinde olmalıdır.
• Bezin emici kısmı cildine dönük durmalıdır. Eğer bebeğinizin altını bezle bağlıyorsanız, bezin en geniş kısmı bebeğin beline gelecek kısımdır.
• Bezin altta kalan kısmını bebeğinizin bacakları arasına getirin. iyice oturmasını sağladıktan sonra, altta kalan bantları öne doğru yapıştırın veya, normal bez kullanıyorsanız, çengelli iğnelerle bağlayın.
• Bebeğinizin atılabilen bezlerden tahriş olmasını engellemek için özel bir krem de kullanabilirsiniz.
KULLANILIP ÇÖPE ATILANLAR BEZE KARŞI…
Yıkanıp tekrar kullanılabilir bezler
Günümüzde bunların lafını bile etmek tuhaf gibi görünse de, küçük yerlerde hala bunları kullanan pek çok anne var. Bu nedenle bahsetmekte de fayda var.
Bunlar bezden yapılmış olup, çengelli iğnelerle iğnelerek kullanılırlar. Yıkayıp iyice dezenfekte etmeniz gerekir. Tabii bir de kurumalarını beklemek lazımdır ki, bu zaman zaman bir dezavantaj olabilir. Bu bezler üzerine, bebeğinize su geçirmeyen külotlar giydirmek veya muşamba türü bir kumaşla sarmalamak zorunda da kalabilirsiniz; çünkü ancak bu şekilde dışarı sızmaları önleyebilirsiniz.
İyi yanı: Kullanıp atılan bezlere göre daha ucuz bir seçenek sunarlar. Ayrıca çevresel açıdan da daha yararlıdırlar. Kullanılıp atılan bezlerde, çok büyük miktarlarda hammadde kullanılır ve bebekler için de zararlı olma ihtimali vardır.
Kullanılıp atılan bezler
Her yıl, daha öncekilerden daha iyi olduğu iddia edilen yeni modelleri çıkmakla birlikte temelde, hepsi de yaklaşık aynı özelliklere sahiptir: Emicidirler, yıkamanız ve kurumasını beklemeniz gerekmez. Değiştirip çöpe atmanız ve yenisini kullanmanız yeterli olacaktır. Bu nedenle de kolaylık sağlarlar. Ayrıca çengelli iğnelerle de uğraşmanız gerekmez.
Günümüzde çoğu anne bunları tercih etmektedir. Yıkanan bezlere oranla daha pahalıdırlar ve ayrıca bunlar hakkında çevre kirliliği ve sağlığa dair tartışmalar vardır
05.09.2008
nceki Yazılar