Kayıp Yüzük Sinema Film Tanıtımı

02.09.2008

 

Biyografi filmlerinin yönetmeni olarak tanınan Richard Attenborough’nun son filmi “Kayıp Yüzük”, bir İkinci Dünya Savaşı filmi gibi başlamasına rağmen sonradan farklı bir rotaya dümen kıran bir yapım.

‘Sir’ payesine erişmiş Richard Attenborough’nun “İşin aslı, yönetmen olmayı hiç istememiştim. Sadece “Gandi”yi (“Gandhi”, 1982) yönetmek istemiştim” gibi bir açıklaması var. Kendisi istememiş ama yönetmenlik denen meşgaleye elini bir sürdü mü gerisi iplik söküğü gibi gelmiş anlaşılan. Kaldı ki ‘etkileyici biyografik filmlerin yönetmeni’ gibi bir namı da bulunuyor hâlihazırda. Zira Sir Attenborogh’nun sonrasında “Chaplin” (1992) gibi biyografik filmleri söz konusu.

“Kayıp Yüzük” (“Closing the Ring”, 2007) de yönetmenin uzun bir aradan sonra çektiği son filmi. Film, klasik bir savaş hikayesi gibi gözüküyor ilk başlarda. Harbe giden sevgili, onun arkasında bıraktığı taze eşi ve eşin yanında ona sahip çıkan arkadaş gibi karakterler burada da mevcut. Savaş yıkıntıları, düşen bombalar, sakatlıklar, yaralanmalarla da destekleniyor bu anlatı. Yani seyircide bıraktığı ilk izlenim filmin bir “Pearl Harbor” (2001) tadı taşıdığı. Ancak sonrasında başvurduğu twistlerle meselenin çok da öyle olmadığı anlaşılıyor. Ve film, artık sinir bozucu bir hal alan İkinci Dünya Savaşı dramlarından çıkıp bugüne gelerek zamanında söylenemeyen sözlerin ağırlığını taşıyan, geçmişe tıkılıp kalmış ve bunun da acısını yeni nesillerden çıkarmaya çalışan karakterlere odaklanmaya başlıyor.

Filmin geçmişle gelecek arasında gidip gelen bir kurgusu var. Filmin mekanları ise Amerika ve İrlanda. İrlanda’nın seçilmesinin bir anlamı olabilir. Çünkü film İkinci Dünya Savaşı’ndaki şiddetle İrlanda’da halen devam eden terör olayları arasında bir bağlantı kurmaya çalışıyor gibi. Filmde savaşın anlamsızlığına dair cılız sesler de yükseliyor ama filmin asıl meselesi bu değil. Zira biyografik filmleriyle meşhur bir yönetmenden bu meselenin üzerine giden bir film beklemek çok makbul olmazdı. Bu yüzden Attenborough’nun savaş değil de karakterler üzerine yoğunlaşması gayet anlaşılır.

Geçmişin Hayaleti
“Kayıp Yüzük”ün dert edindiği ‘geçmişin izlerinin bugüne yansımaları’ meselesiyle alakalı olarak filmde iki kuşak var. Yaşlılar yitip gidenlerin ardından sakladıkları sırlarla geçmişte takılı kalmış birer hayalet gibiyken, yeni nesiller de geçmişte olanlardan pek haberdar olmasalar bile bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkındalar ve eski neslin hayaletleri onları kötü bir şekilde etkiliyor. Bu hastalıklı durum ise ancak geçmişle bir hesaplaşma yaşandığında son buluyor. Filmin sonundaki uçan kuşlar da, onlara bakan ve geçmişin yükünü omuzlarından atan karakterlerin özgürlüğünü simgeliyor. Yani “Kayıp Yüzük” başta ortaya attığı düğümü çözüyor ve bu sebeple birazcık klasik anlatı yapısını da kullanmış oluyor.

Sonuç olarak zaman kurgusuyla oynayan, geçmişle bugün arasında benzerlikler kuran, İkinci Dünya Savaşı’ndan yararlanan filmin anlattığı hikaye çok orijinal durmuyor. Amma ve lakin, Richard Attenborough’nun perdeye yansıttığı karakter odaklı öykü, bazı duygusal bünyelere iyi gelebilme potansiyeli taşıyor.

Kimler İzlemeli?
# Shirley MacLaine’i perdede bir kez daha görmek isteyenler.
# Karakter odaklı duygusal filmlerden hoşlananlar.

Kimler İzlememeli?
# Savaşın yer aldığı bir filmi görmek istemeyenler.
# Film hakkında IMDb’de yer alan “Attenborough, kadınların hoşuna gidecek türde bir film çekmiş” yorumunu dikkate alacak olanlar.

Kategori: Sinema

Dik ve Sağlıklı Gögüslere Sahip Olmanın Sırları Barış Akarsu Vurdum Dibine Kadar Klip Parçası

Etiketler: , ,

Rastgele Yaz?lar

  • Siyah Giymenin Kuralları
  • Seks tarzınız ne ?
  • Ebru Destan Bu Konu Kapandı Şarkı Sözü
  • Boğa Sağlık
  • Gelin Çorabı
  • Adet Bozuklukları Adet Düzensizliği
  • Bu ayakkabı ve çantalar kaçmaz
  • Kış gardırobunuzu hazırlayın
  • Victoria’s secret 2008 mayoları
  • İkizler Seks
  • Hadi Yorum Yazalım

    Gerekli

    Gerekli, gizli

    Yeni yorumlar e-posta ile bildirilir.


    SON 10

    GRLES? S?TELER

    ALT MEN